Federal Coffee Company

Federal Coffee Company

Kasvetli ve isi, sisi birbirine karışmış bu Ankara vakitlerini bağrımıza basmayı öğrendik çoktandır ki. Kuru gürültüden, sol yanıma çöreklenen kış hüznünden nasıl sıyrılacağımı ise yeni yeni öğrenmeye başlıyor gibiyim. Burada çay, kahve demogojisi yapmak da istemiyorum doğrusu. Ama 3. Nesil kahvecilerin sizi nasıl sarıp sarmaladığını tatmak istersiniz diye düşünüyorum.

Federal Coffee Company, konum itibariyle oldukça ulaşılabilir ve şehrin gökdelenleri arasında kendi mecrasını oluşturmuş, “acaba hala Ankara’da mıyım?” dedirten bir oluşum olmuş işin açıkçası. Deli dolu yağmurlu bir günde gittim Federale, ıslandım da. Yağmura genelde şemsiyesiz yakalanırım. Söğütözü’nün arka sokaklarına kuluçlanmış bu kahveciye ulaşmak için Armada’nın hayat sokağında ki o ağır havadan da geçmek zorunda kaldım. Dilediğince hayat sokağı desinler hiç sevemedim. Çok uzun bina var bir kere etrafta, sevemiyorum. Federali ararken de bu şehir kalabalığında nasıl bir sükunet vaad edebilir diye tereddütteydim doğrusu.

Biraz ıslanmış halde ulaştık. Bizi mekanın sahibi karşıladı demeyeceğim, bir kedi karşıladı. Daha sıcak bir giriş olamazdı sanırım. Günümüz kahvecileri aksine self servis yerine siz keyfinizce türlü konseptli masalarınıza yerleşip yerinizden sipariş veriyor, elinizde kahveyle masa kapmaca oynamıyordunuz. Masaların birçoğunda kaktüs vardı. Karşılamayı bir kedi yaptı. Kahvesini bir kenara koyup sırf bunun için dahi saatlerimi burada harcayabilirdim. Geçelim. Geçtik de, masaya. Yüksek binalardan eser yoktu. Kapalı ortam sıkıcılığından da öyle. Bir kere etrafa göz gezdirmekten başka bir şeye dikkat edemedim. Belki biraz abartıyorum ama gitmelisiniz.

Mönüsü elime geçince biraz afalladım, açık konuşalım. Bu kadar çok kahve seçeneği olacağını ummamıştım. Her damak adına hitap eden, envai çeşit aroma, envai çeşit kahve barındırıyor mönüsünde.Fiyatlara değinmeden geçemeyeceğim, günümüz standart kahvecileriyle eşdeğerdi fiyatlar. Fiyat performans değerlendirmesi size kalmış ama benim nezdimde Federaller bu işin ehli olmuş. 

Çok gurmeliğimden değil de işte az buçuk kahve kültürüm vardır, severim içerisinde kafein barındıran her şeyi. Geçelim.

Crazy mocha -muzlu, sütlü, kremalı hoş da bir şey- ve yanına çikolatalı kruvasan söyledik, sanki bana Paris meydanındayız. İyice havaya girdik önümüze coffee art’lı seramik bardaklarda kahvelerimiz gelince. Siz de girersiniz. Çıkarıp Macbeth okuyasınız gelir, sahi diyorum.Fon müzik seçimleri de çokça başarılıydı. varlığını hissetmeyeceğiniz ancak yokluğunda arayacağınız türden ortama ruh katan müziklerden.


Biz muhabbete daldık ardından bir de arkadaş daha katıldı aramıza, bizi kapıda karşılayan mekan kedisi. Oldukça keyifliydi, canım kediyi bilmem ama ben kendisiyle çok eğlendim.



Servisinden, kahvesine, oluşturulan o Avrupai havaya, minimal ev konforuna, şıklığına abarta abarta bayıldım. İstanbul’a yolum düştüğünde Galata şubesini denemeyi çok isterim, manzarasının az methini duymadım doğrusu.

Buraya dek okudunuz mu bilmiyorum, çok da haddim olmayarak mekandır, kitaptır yorumlama işlerine giriştim. Ben yazarken çok eğleniyorum doğrusu. Umarım okutuyordur kendini yazılar. Ben değil, yazılar işte. Kelimeler akıp gider diye umuyorum.

Kendinize iyi bakın.

Bir gün bir kahvenizi içerim. 








adres ve ulaşım;
çayyolu metrosu, söğütöğüzü durağı
armada avm arkası, via flat 





Yorumlar

Popüler Yayınlar